Archive for Eylül, 2006
Ramazan you are so dear
enfes güzellikte bir ses. Şehr-i Ramazan için..
ve İsmet Özel TRT’de kaldığı yerden devam ediyor
ve İsmet Özel, şiirin ve şiirinin vurgularında kaldığı andan alıyor kendisini, devam ediyor.
gece arsızca kükrüyor paslı beyninde şehrin
küfre yaklaştıkça inancım artıyor.
Ramazan gelmiş cihane
tüm dünya müslümanların bir nefeste, aynı oruç kokulu nefeste toplayan, pideler farklı olsa da, hurmalar aynı, sular aynı, şükretmek ve ezan hep aynı..
Allah u Ekber
çocukluktan kalan minare heyulası
çocukken tarafimdan allah olarak zannedilen tas binalardir efendim bunlar. evet, benim icin uzun bir zaman allah’tilar minareler. cocukluk sanrisi sanirim buydu benim ufak cocuk dimagimda yeseren. valide hanim, elimden tutup sokaklarda dolastirirken beni, üsküdar gibi bir vadide en cok camiye haiz bir semtte takdir edersiniz ki her yerde cami ile tesadüf ederdim. annem oralara, yani camilere allah’in evi, derdi. günde birkac kez de sahid olmuslugum vardir ki o allah’tan ses gelir, bagirirdi birseyler. (daha fazla…)
Mevlid Kandili üzerine laf u güzaf
alemlerin efendisinin dogdugu günün kândili. kandili, yani aydinlaticisi. tenevvürü-tevellüdü.
ne kadar ucuz adam varsa, dogum günlerinde, ölüm günlerinde cigirtkanliklar yapilir da, alemlerin efendisinin, dûcihân sultaninin, ruh i evvelin, fahr-i alem efendimizin bu mübarek ânlari icin hic bir faaliyet yapilmaz, anlamak mümkün degil. oysa camiler dolacaktir bu gece, televizyonlarin o makyajli suratlarinda bu gece de misal hic bir degisiklik göremeyeceksiniz. bu gecenin hatrina hic bir kadin, hic bir erkek edebli sekilde giyinip, edebli sekilde konusmayacaklar. hic bir degisiklik olmayacak, zira kâide bu. kâide, unuttur. kandili unuttur, mirâci unuttur, ramazani unuttur, kurbani unuttur. hatirlamayin ey türk milleti, dinini unut, ceddini unut, milletini unut, unut varligi ey vatandas, hatirlayacagin sadece iki üc baldir bacak olsun, dizilerden haber bültenlerine sicra. (daha fazla…)
Mesnevî’den manidar at hikayesi
bir beyin çok güzel bir ati vardi. o kadar güzeldi ki sultanin sürülerinde dahi onun ayarinda olan yoktu.bir gün,bu bey atina binip sultanin süvari alayi ile resmi geçide katildi. harzemsah’in gözü ata takildi. yürüyüsü, rengi, çalimi, çevikligi aklini basindan aldi, gözü baska sey görmez oldu. hangi uzvuna baksa digerinden daha güzel görünüyor, essiz bir güzelligi seyretmenin sarhoslugunda, baska bir alemde, mest olmus vaziyette idi. kendine gelir gibi oldu bir ara, gözlerini ovusturdu:
- “allah… allah!… bu nedir ki aklimi çeldi, beni benden aldi götürdü sanki!.. gözüm bunun gibi yüzlerce, binlerce at görmüstür, toktur… bu at nasil olur da aklimi çeler?.. yoksa büyü mü yaptilar at ile?.. ” (daha fazla…)
American History X üstüne çalakalem
son derece kisir bir senaryosu oldugunu düsündügüm bir film. fikrime göre, senaryosu, daha cok bir büroratin istegi üzerine yazilmis gibi geldi bana. cok etkileyici ve yahut bir derinligi bulunmuyor. filmin teknik yönü degil, hatta bazi buglari da o kadar su üzerinde ki, filmi seyrettikten sonra anlasiliyor ki, sanki yönetmen, bir an önce bu filmi cekeyim de eve gidip yatayim, demis gibi bir tavir icersindeymis gibi… (daha fazla…)
almanlardaki Hitler Amca kompleksi
gencliginin de icinde bulunan bir histir ayni zamanda. fakat söyle bir dipnotu da eklemeliyiz ihtiyar almanlar, hâlen iclerindeki en güzel tahti hitler tahsis etmislerdir. hâlen yürüyen sa ve ss subaylari bu ihtiyar amcalarda, teyzelerde cok rahat olarak görülebilir. bilirler, ikinci cihan harbinde ne sartlarda yasadiklarini, almanya yi hangi hallerden bu hallere tasidiklarini. tüm otobanlari yapan, ekonomik ivmelenmeyi saglayanin hitler oldugunu bilirler, volkswagen in hitler tarafindan kuruldugunu, patatesle yasarken hitler sayesinde almanya nin almanya oldugunu bilirler. (daha fazla…)
bir ağustos sıcağını geride bırakmak
yine bir ağustos, yine bir sancı ertesi
hançer gök renginde ve sema kan grisi
kodesimin kapısı açık ardına kadar
pencerelerime kan yağmurları damlıyor
kafeslerinde kuşlarım
hürriyet nâmeleri salıyor dört bir yana
artık ne sigara tad veriyor ne acı ruhumun biryantini
güneşli türküler söylemek isterdim
dudaklarımdan damlasaydı yerlere akasyalar
olmuyor artık bu gri yorganın altında
olmuyor artık (daha fazla…)
sonsuzlaşan ironisiyle : Adolf Hitler Amca
bir lider. kronolojisini, biyografisini okumaya kalkistigimizda -ki objektif yaklasildigi takdirde- her seyi vatani ugruna yapmayi kendine bir borc addetmis bir genc olarak ilk defa karsimiza cikiyor. ilginctir, bu noktada freud’a da hak vermemek zor is. kendisine ve annesine cocuklugunda cok kötü davranan bir babaya sahib oluyor. cocuklugu sönük, pisirik, korkak ve basik olarak geciyor haliyle.
bos zamanlarinda karaladigi resimlerle annesinin övgüsünü aliyor. babasi orali bile degil. henüz ufak bir cocuk adi. annesi adi diye cagiriyor, adolfun ibosu, memosu seklinde. halbuki sevimli bir cocuk. fakat ne ögretmenlerinden, ne ailesinden arzuladigi sefkati sahiblenemiyor. derken güzel sanatlar fakultesi. icinde yasattigi utanc, cekingenlik akt resim cizdirmesine dahi izin vermiyor. bir nevi düzlestiriyor sanati ve fakutledeki hocasi, mimariye oku diyor. sanatin yok, tarzin yok, üslubun hic yok. bir tekme de fakulteden yiyor anlasilacagi üzre. (daha fazla…)
Son Yorumlar