la vie en rose
Eylül 20, 2006 at 12:54 am Yorum yapın

paris sokaklarinda kar yagarken, bir akordeon calan sokak cocugunun dudaklarindan süzülen ask türküsü ve agzindan cikan dumanlarda okunan kara bir gece…
ve paris sokaklari, yine isikli, yine parlak pabuclarin topuk seslerine mahkum.. bir kis gecesi, araligin sonlarina dogru. ara sokaklarin genis caddelere cikma sevincini kutlayan, köse basinda durmus, parmak uclari acikta bir eldiven giymis henüz onalti yasinda bir cocuk. akordeon sesi ne de gecenin karanligini bozuyor, körüklerinden sicak bugu, melodilerine takilmis hatiralari üflüyor disari. cocuk, yerde oturmus. akordeon kucaginda, basinda bir kasket ve soguktan midir nedir, elleri titremekte. önünden gelip gecenlerin gözleri ve yürekleri.. ceplerinden cikardiklari iki üc papeli sokak cocugunun önüne mahcub birakmalar. hersey ne de sakin. ben, sokagin diger kösesinde, dudagima ilistirdigim sigaranin dumaninda senaryolar yaziyorum, gözlerim cadde gulgulesini tarumar ediyor, ellerim ceplerimde, soguktan yanaklarim apal. bir cift diger köseyi tutmus. pardesüleri rüzgarin dansini tutuyor. nefesleri ne de hizli, gögüsleri ne de cirpiniyor, dumanlarin gölgesinde. gece yaniyor, gece tüm günahlara yataklik ediyor. akordeon calan cocugun gözleri yerde, parmaklarinda bir kac nota saklanmis, körügüne sokusturuyor akordeonun, la vie en rose..
gözkapaklari iniyor gecenin, sarkilarinda tozuyor dans eden yürekler. ask, boyna asilmis agir bir külce. cekemiyor her yürek bu agir yükü. bu bir madalyon, bu bir agir külce, cekemiyor, sürüklenemiyor, yere düsürüyor basi, egiyor, üzüyor. dudaklarindan dökülüyor yasli ve islak. sokak cocugu, akordeonun boyunbagina baglamis servetini, köse basinda durmus seyirci o iki cift, bana bakiyorlar. yürekleri bir carpiyor, görüyorum. gözleri, dilleri, elleri bir baska karsi cinse cok uzak. selamlarini esirgiyorlar, bakislarini, nefeslerini. akordeoncu cocuk, sabahin isiklarina izin vermiyor, gecenin usulluguna tecavüz etmesin. ve ben, bir sokak cocugunun, caddelere baglanan ara sokaklarinda yasanmis bir bayram sevincini, sigaramdan aldigim dumanlarla kutsuyorum. gözlerimde bir iki damla yas, gözlerimde köse basinda durmus, soluklanan iki yürek. umarsiz degiller, hic birseyin önemsiz olmadigini biliyorlar ve gecenin dalyasinda, kanayan yerlerine kanayan yerlerini sarmislar, dans ederken, nasil da gece cöküyor bir yorgan gibi.. ve ben, o sarkinin bir nakaratiyim. dudaklarimdan süzülen, yalniz gecelerin sokak arasi, dudaklarimdan süzülen, bir ayrilik sarkisi ve bir agit, gögü aglatan…
quand il me prend dans ses bras il me parle tout bas, je vois la vie en rose..
Entry filed under: edebî anaforlar. Tags: .
Trackback this post | Subscribe to the comments via RSS Feed