Archive for Eylül 27, 2006
American History X üstüne çalakalem
son derece kisir bir senaryosu oldugunu düsündügüm bir film. fikrime göre, senaryosu, daha cok bir büroratin istegi üzerine yazilmis gibi geldi bana. cok etkileyici ve yahut bir derinligi bulunmuyor. filmin teknik yönü degil, hatta bazi buglari da o kadar su üzerinde ki, filmi seyrettikten sonra anlasiliyor ki, sanki yönetmen, bir an önce bu filmi cekeyim de eve gidip yatayim, demis gibi bir tavir icersindeymis gibi… (daha fazla…)
almanlardaki Hitler Amca kompleksi
gencliginin de icinde bulunan bir histir ayni zamanda. fakat söyle bir dipnotu da eklemeliyiz ihtiyar almanlar, hâlen iclerindeki en güzel tahti hitler tahsis etmislerdir. hâlen yürüyen sa ve ss subaylari bu ihtiyar amcalarda, teyzelerde cok rahat olarak görülebilir. bilirler, ikinci cihan harbinde ne sartlarda yasadiklarini, almanya yi hangi hallerden bu hallere tasidiklarini. tüm otobanlari yapan, ekonomik ivmelenmeyi saglayanin hitler oldugunu bilirler, volkswagen in hitler tarafindan kuruldugunu, patatesle yasarken hitler sayesinde almanya nin almanya oldugunu bilirler. (daha fazla…)
bir ağustos sıcağını geride bırakmak
yine bir ağustos, yine bir sancı ertesi
hançer gök renginde ve sema kan grisi
kodesimin kapısı açık ardına kadar
pencerelerime kan yağmurları damlıyor
kafeslerinde kuşlarım
hürriyet nâmeleri salıyor dört bir yana
artık ne sigara tad veriyor ne acı ruhumun biryantini
güneşli türküler söylemek isterdim
dudaklarımdan damlasaydı yerlere akasyalar
olmuyor artık bu gri yorganın altında
olmuyor artık (daha fazla…)
sonsuzlaşan ironisiyle : Adolf Hitler Amca
bir lider. kronolojisini, biyografisini okumaya kalkistigimizda -ki objektif yaklasildigi takdirde- her seyi vatani ugruna yapmayi kendine bir borc addetmis bir genc olarak ilk defa karsimiza cikiyor. ilginctir, bu noktada freud’a da hak vermemek zor is. kendisine ve annesine cocuklugunda cok kötü davranan bir babaya sahib oluyor. cocuklugu sönük, pisirik, korkak ve basik olarak geciyor haliyle.
bos zamanlarinda karaladigi resimlerle annesinin övgüsünü aliyor. babasi orali bile degil. henüz ufak bir cocuk adi. annesi adi diye cagiriyor, adolfun ibosu, memosu seklinde. halbuki sevimli bir cocuk. fakat ne ögretmenlerinden, ne ailesinden arzuladigi sefkati sahiblenemiyor. derken güzel sanatlar fakultesi. icinde yasattigi utanc, cekingenlik akt resim cizdirmesine dahi izin vermiyor. bir nevi düzlestiriyor sanati ve fakutledeki hocasi, mimariye oku diyor. sanatin yok, tarzin yok, üslubun hic yok. bir tekme de fakulteden yiyor anlasilacagi üzre. (daha fazla…)
Son Yorumlar