çocukluktan kalan minare heyulası
Eylül 28, 2006 at 12:12 am Yorum yapın
çocukken tarafimdan allah olarak zannedilen tas binalardir efendim bunlar. evet, benim icin uzun bir zaman allah’tilar minareler. cocukluk sanrisi sanirim buydu benim ufak cocuk dimagimda yeseren. valide hanim, elimden tutup sokaklarda dolastirirken beni, üsküdar gibi bir vadide en cok camiye haiz bir semtte takdir edersiniz ki her yerde cami ile tesadüf ederdim. annem oralara, yani camilere allah’in evi, derdi. günde birkac kez de sahid olmuslugum vardir ki o allah’tan ses gelir, bagirirdi birseyler. makam, nâme, güfte ve sair malumatlarim olmadigindan kelli her daim ayni seylerin söylenir fakat bir gürültü olmadiginin da farkindaydim. elinden tutulmus, ufak cocuk olarak dolanirken arada bir, yine o allah, birseyler söylerdi, yüksek sesle. kimse yolda durup da bakmazdi. evet, kafamdaki tualin renkleri, bir puzzle tasi gibi yerli yerindeydi. zira allah görünmezmis, annem öyle derdi. iyi de, madem herkes göremiyor, ben neden görebiliyordum bu minareleri, yani allah’i? e allah bir tane ise, neden her yerde karsima cikiyordu? sordumdu bunu da anneme? ama allah her yerde mi anne, kivaminda yöneltmistim sualimi. o da iyi bir cümle söylemenin rehavetinde tasdik etmisti bu sorumu. evet, allah her yerdeydi ve ben o’nu görebiliyordum. ama bana neden bahsedilmisti, iste bunu havsalam almiyordu. e etrafta o kadar büyük bir abide olmadigindan olsagerek, annemin baska bir cümlesi de manasiz olmuyordu.. ne demisti, allah’tan büyük yok evladim. evet, minare, cok büyük. allah’in evinde kim öyle durur ki, allah’tan baska olmaz a! sanrilar, sanrilar… minareleri her görüsümde yüzümü cevirirdim, korkarak, kimin haddine düsmüs ki allah’i görmek? ben nasil görebilirim? kesin basima bir hal gelecek diye de nasil tirsardim, nasil da titrerdi ürkek cocuk… ne güzeldi minareler, ne güzel de okurmus müezzin ezân-i muhammediyi. simdi daha iyi anliyorum
Entry filed under: tarihi anaforlar. Tags: .
Subscribe to the comments via RSS Feed